4 Tem 2017

Imamı Azam – 1 – kimdir

Author: strongsoul | Filed under: Imamı Azam

İmam Azam ‘en büyük İmam’ lâkabıyla bilinir.

Ebû Hanîfe künyesiyle meşhurdur.

Hanefi mezhebinin kurucu imamıdır. Asıl adı Nu‘mân b. Sâbit olup, 80/700 yılında Kûfe’de doğmuştur. Ailesinin Arap olmadığı hemen hemen kesin olmakla birlikte, onun Araplık dışında hangi millete mensup olduğu konusunda farklı görüşler vardır. Farisi veya Türk olduğu şeklinde değişik fikirler ileri sürülmektedir.

Bu sıfatı veren sadece Hanefî mezhebine bağlı kimseler değildir. Örneğin Şâfiî mezhebinden Hâfız Zehebî (v.748/1374), İmam Ebû Hanifeyi bu sıfat ile anar. Bkz., Tezkiratü’l-Huffâz, thk Zekeriya Umeyrât, Beyrut 1998, I/127. Ayrıca bkz. İbn Asâkir, Ebu’l-Kâsım Ali b. el-Hasen (v.571), Târîhu Dımaşk, thk. Ömer b. Ğarâme el-Amrâvî, Beyrut II/186; 4/102.

Zûta’nın oğlu Sâbit Kûfe’de ipek ve yün kumaş ticaretiyle uğraşmaktaydı. İslâm’ın toplumsal hayata egemen olduğu bir ortamda yetişen Numân b. Sâbit, küçük yaşta Kur’ân-ı Kerîm’i hıfzetti. Kırâatı, yedi kurrâdan biri olarak tanınan İmam Âsım (v.127/745)’dan aldı

İmam Ebû Hanîfe, güzel sakallı, yakışıklı bir görünüme sahipti. Varlıklı bir kimse olduğu giyim-kuşamından da belli oluyordu. Güzel, temiz ve şık giyinir, güzel kokular kullanırdı. Kimi zamanlarda başına kalensüve denilen uzunca siyah bir başlık takardı.Bazen otuz dinar değerinde elbise giyer, ilim tahsil eden öğrencilerine de temiz ve şık giyinmeleri yönünde öğüt verirdi. Ama bunu yaparlarken daima âlimlik vakarıyla hareket etmelerini, bu konumda olan kimselerin diğer insanların nefretini çekecek görüntü ve davranışlardan sakınmaları yönünde uyarılarda bulunurdu.
Ebu Hanîfe, tutum ve davranışlarında son derece zarif ve kibar bir kimse idi. En önde gelen talebesi Ebû Yusuf ’un anlattığı- na göre Ebû Hanîfe, dış görünüşü itibariyle orta boylu, güzel yüzlü olup, konuşması gayet beliğ, sözleri insicamlı ve akıcıydı. Bu yüzden maksadını ve meramını iyi ifade ederdi

Numan b. Sabit, hiçbir fırkaya bağlanmadan ilim tahsilini ilerletmiş ve kelâm ilmine yönelmiştir. Tartışmak (cedel) için sık sık Basra’ya gitmiş, ancak Kelâm ve Cedel’in dinin özüne aykırı olduğunu düşünerek fıkh’a yönelmiştir. “Arkadaşını tekfir etmek isteyen ondan önce küfre düşer” diyordu. Kendisi bunu şöyle anlatır: “Sahâbe ve Tâbiîn, bize gelen konuları bizden iyi anladılar. Aralarında sert münakaşa ve mücadele olmadı ve onlar fıkıh meclisleri ile halkı fıkha teşvik ettiler; fetva verdiler, birbirlerinden fetva sordular. Bunu anlayınca ben de münakaşa, cedel ve Kelâm’ı bıraktım; selefin yoluna döndüm. Kelâmcıların selefin yolunda olmadığını; cedelcilerin kalpleri katı, ruhları kaba, nasslara muhalefetten çekinmeyen, verâ ve takvadan uzak kimseler olduklarını gördüm”

Birçok hocadan ders alan Ebû Hanîfe, en çok Hammâd b. Ebî Süleyman (v. 120/738)’dan çok istifade etmiştir. Hammâd’ın Ebû Hanîfe ile ilgili övücü ve takdirkâr ifadeleri vardır.
Sahâbeden dört kişiyle görüşmesinden dolayı İmam Ebû Hanîfe’yi Kûfe de yaşamış tâbiîler arasında zikreder.
Bunlar; Enes b. Mâlik (v.93/711)23, Abdullah b. Ebî Evfâ el-Ensârî (v.87/705), Sehl b. Sa’d es-Sâidî (v.91/710) ve Ebû’t-Tufeyl Âmir b. Vâsile (v.100/718)’dir
Hocası Hammâd b. Ebî Süleyman, İbrahim en-Nehaî ve Şa’bî gibi iki büyük âlimden fıkıh okudu. Abdullah b. Mes’ud ve Hz. Ali’nin fıkhına sahip ’ın fıkhından faydalandı. Ebû Hanîfe’nin fıkhında daha ziyade İbrahim en-Nehaî okulunun tesiri görülür. Dehlevî, “Hanefi fıkhının kaynağı, İbrahim Nehaî’nin kavilleridir” der.

İmam Ebu Hanîfe öğrenci yetiştirmeye büyük önem vermiş ve şöhretli talebeler yetiştirmiştir. Onun öğrencileri de, kendisi gibi üst düzey fıkıhçılar olarak tarihe geçmişlerdir. Burada sadece onların isminden bahsedecek, detayları yeni araştırmalara bırakacağız. Ebû Hanîfe’nin en önde gelen talebeleri şunlardır: 1-İmam Ebu Yusuf (v.182/798) 2-İmam Muhammed b. El-Hasen eş-Şeybânî (v.189/805) 3-İmam Züfer (v.158/775) 4-Hasan b. Ziyâd el-Lü’lüî (v.204/819) 5-Nuh b. Ebî Meryem (v.173/789) 6-Kâsım b. Ma’n (v.175/791) 7-Yahya b. Zekeriya (v.183/799) 8-Esed b. Amr el-Becelî (v.190/806) 9-Hafs b. Gıyâs (v.194/810) 10-Veki b. el-Cerrâh (v.197/812) 11-Ebu Mutî‘ el-Belhî (v.199/814)

Kaynak : islam hukuk araştırmaları dergisi sayı 19 nisan 2012

Yorum Bırakın